Hayat çok hızlı akıyor. Arkanıza baktığınızda şuan geldiğiniz noktaya hayret ediyorsunuz. Bir gün, yatağınızdan kalktığınızda, yapmayı çok isteyip de zaman darlığından(!) yapamadıklarınızın pişmanlığını yaşamamak için kendinize şu soruyu sorabilirsiniz:" Hayatımın şu döneminde yaptığım bu iş, bir daha geri gelmeyecek zaman diliminde yaptığım en faydalı iş mi?". Eğer cevabınız hayır ise her ne yapıyorsanız onu bırakın. Vaktiniz çok değerli. Elinizden kayıp gitmesine izin vermeyin.
Bu blogta, eğitimle ilgili ve son dönemlerde de koçlukla ilgili yazdığım birkaç yazı dışında farklı konular kaleme almıyorum. Genelde insana dokunan yazılar paylaşmaya çalıştım. Kariyer hayatımda İnsanı, sistem gibi makinenin bir parçası olarak gören işlerden elimden geldiğince kaçındım. Belki de bu sebeple eğitimi diğer İK süreçlerine göre daha çok sevdim. Bir eğitim tasarımı yapmak, içerik hazırlamak, hazırlanan içeriği ister uzaktan ister yakından olsun sunmak, kişide değişime vesile olmak… İşte bu ve daha sayamadığım birçok şey beni eğitimle ilgili birisi yaptı. Hayatımın başka hiçbir kısmında eğitimden aldığım keyfi alamadım. Keza koçluk da böyle bir şey… İnsana dokunuyor. Kişilerin hayatında olumlu dönüşümler ve gelişimler oluşturmanıza vesile oluyor. İşte bu tam da bana göre. Bazen neden diye soruyorum. Neden kişilerin hayatlarında değişime ve gelişime vesile olacak işleri çok seviyorum. Belki de bunun cevabı, tüm hayatım boyunca gelişim ve değişimin en büyük arzuları...

Yorumlar
Yorum Gönder