Yakın bir arkadaşım telefonla arayarak benimle konuşmak istediğini söyledi. Ses tonundaki tedirginliği hissetmiştim. Zaten son zamanlarda da epey dalgınlaşmıştı. İşleriyle ilgili problemler yaşamaya başlamış ve gün geçtikçe içine kapanmıştı. Onu bazen dalgın şekilde buluyordum. Aslında neden olduğuna dair güçlü bir fikrim vardı. Hani bazen aklınıza düşen şeyin gerçeğe dönüşmesinden korkarsınız ya... İşte bu da o durumlardan biriydi. Ben: Tabii konuşalım kardeşim. Hayır olsun? O: Abi telefonda konuşmak istemiyorum. Ben: İnsanı endişelendiriyorsun. Nedir durum söyle işte O: Abi bizim mekana gel. Anlatacağım her şeyi. Telefon görüşmesinden 1 saat sonra arkadaşımla mekanda buluştuk. Birer çay söyledik. Onu dinlediğimi belirtir halde başımı salladım. O: Abi boşanıyoruz. Ben: ..... Uzun süreli flört dönemi sonrasında yuvalarını kurmuş olan arkadaşımın bu sözü beni çok üzdü. Aslında başta her şey harikaydı. Sanki birbirleri için yaratılmışlardı. Ne oldu da bu duruma geldiler diye düşünd...
Eğitim vermenin aşkla bir ilgisi olmalı