Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Aşk etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Evlilik Kurtaran Kitap

Kitapçının psikoloji kitapları bölümünde yeni neler var diye kendimi kaybetmiştim. Aile ve çocuk kitaplarına bakıyordum. Yanımdaki bir beyefendi de aynı bölümdeki kitaplara bakıyordu. Klasik bir kitapçı enstantanesi. Sonra bir anda beyefendi bana bir şeyler dedi. Ben: Affedersiniz anlayamadım. O: İşe yarayacağını sanmıyorum. Ben: Kusura bakmayın. Kitaplara dalmışım. Konunun bağlamını anlayamadım O: Diyorum ki bu kitapları okuyarak aileni kurtaramazsın. Her şey kitaplardaki gibi değil, keşke olsa Aramızda bir anda gelişen bu muhabbet merakımı iyice beyefendiye yönlendirmeme sebep oldu. Ben: Ailemle ilgili bir sorunum yok çok şükür. O: Eee neden buradasınız? Ben: Psikoloji yüksek lisansı okuyorum. Bu konular ilgimi çekiyor. O: Öyleyse size şunu söyleyeyim. Ne kitaplar ne de psikologlar çözüm sağlayamıyorlar. Aramızdaki sohbet bir süre böyle devam etti. Sonrasında kitapçının yanındaki kahvecide bulduk bir anda kendimizi. Eşiyle epey bir süredir araları bozukmuş. Bir uzmandan ...

Evlilikte Kritik Eşik: İlk 5 Yıl

Yakın bir arkadaşım telefonla arayarak benimle konuşmak istediğini söyledi. Ses tonundaki tedirginliği hissetmiştim. Zaten son zamanlarda da epey dalgınlaşmıştı. İşleriyle ilgili problemler yaşamaya başlamış ve gün geçtikçe içine kapanmıştı. Onu bazen dalgın şekilde buluyordum. Aslında neden olduğuna dair güçlü bir fikrim vardı. Hani bazen aklınıza düşen şeyin gerçeğe dönüşmesinden korkarsınız ya... İşte bu da o durumlardan biriydi. Ben: Tabii konuşalım kardeşim. Hayır olsun? O: Abi telefonda konuşmak istemiyorum. Ben: İnsanı endişelendiriyorsun. Nedir durum söyle işte O: Abi bizim mekana gel. Anlatacağım her şeyi. Telefon görüşmesinden 1 saat sonra arkadaşımla mekanda buluştuk. Birer çay söyledik. Onu dinlediğimi belirtir halde başımı salladım. O: Abi boşanıyoruz. Ben: ..... Uzun süreli flört dönemi sonrasında yuvalarını kurmuş olan arkadaşımın bu sözü beni çok üzdü. Aslında başta her şey harikaydı. Sanki birbirleri için yaratılmışlardı. Ne oldu da bu duruma geldiler diye düşünd...

Kendimize Benzeyen İnsanları Severiz

Bizler kendimize benzeyen kisileri sevme eğilimdeyiz. Günlük hayatımızda kendimize yakın hissettiğimiz ve bir şeyler paylaşmak istediğimiz insanlar genelde bize benzeyen kişilerdir. Benzer özelliklere sahip bireylerin birbirlerine çekici gelme nedeni kendi kendini doğrulama durumudur. Bu fiziksel düzeyde de geçerlidir.

Kaderimin Değiştiği An

Kariyerimin başlarındaydım. Çok düşük bir maaş ve sağlam borçlarla Istanbul'da tutunmaya çalışıyordum. Anadolu'nun farklı şehirlerinde yaşamış memur bir ailenin evlâdı olarak Istanbul benim için çok büyük bir zorluktu. Korkuyordum.  Bir kaç dost dışında kimseyi tanımıyordum. O dönemde beni tek mutlu eden şey sevdiğim işi yapıyor olmaktı. Eğitim Görevlisi pozisyonunda çalışıyordum. En büyük sevdam olan eğitim işini icra ederken o dönemki yoneticilerim eğitim vermeme de imkan tanımışlardı. Bu benim için fazlasıyla mutluluk kaynağıydı. Bir gün farklı bir alandan iş teklifi almıştım. Şartlar mevcuttaki şartlarımın çok çok üstündeydi. Teklifi yapan kişi çok kazanabileceğimi söylüyordu. Söyle bir düşününce gerçekten de iş öyle bir işti. Şartlar ve aşk arasında kalmıştım. Ya diğer tarafı kabul edecek ve en büyük sevdamdan vazgeçecek, parası olan ama mutsuz bi adam olacak ya da sevdamın peşinden gidecek ve her şeyin düzelmesini ummayi bekleyecektim. Seçimim sevdamın peşinden gitme...

Çorap - Bir Romantiğin Tutkusu

Çorap. Dünya üzerinde belki de en çok ve en hızlı tüketilen giyim eşyası. Ayağı sıcak tutuyor ve kirden koruyor. Ayak ile ayakkabı arasında koruyucu bir katman görevi üstleniyor. Çorap sözcüğü ise Farsça kökenlidir."Gorap" sözcüğü, Arapçaya "curap" buradan Türkçeye ise "Çorap" olarak geçer ve balkan diline de girer. Türkmenistan'da ise çoraba "çeşka" adı verilir. Daha önceleri elle örülen çorabın bugünkü gibi daha hızlı ve çok sayıda üretilmesinin arkasında ise romantik bir hikâye var. Hem de ne hikâye! 16.yy’ın sonlarına kadar çoraplar el örgüsüydü. El örgüsü çoraplar bugünkü şekline 17.yüzyılda ulaşmıştır. İlk çorap örme tezgâhı 1589 yılında İngiltere’de yapılmıştır. Nottinhamshire yakınlarındaki Calverton köyünde yaşayan bir İngiliz papaz olan William Lee’nin, elle ve ayakla çalıştırılan ilk örgü makinasını icat etmesinden sonra çorap makinede üretilmeye başlanmıştır. Lee’nin bu icadının altında romantik bir aşk hi...