Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eğitim Planlaması etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Firmasında Eğitime Önem Verilmeyen Eğitim Profesyonelinin Bunu Değiştirmek İçin Yapacağı 3 Şey

Sanıyorum günümüz şirketlerinin bu kadar çok değer ve anlam yükleyip de iş icraata gelince tam aksini gösterdikleri başka bir birim, alan yoktur. Öyle ki şirket süreçlerinde her ne zaman bir problem yaşansa, hemen hemen tüm tıkanmalarda eğitimi bir lavabo açıcı olarak görüyoruz.  Birisi çıkıyor ve şirketin menfaatini düşünerek bu konunun hızlıca eğitimini verelim diyor. Derhal piyasadan bir eğitimci, hadi o da olmadı içeriden bilen birisini görevlendiriyoruz. Ne de olsa fazla para harcamamak lazım öyle değil mi? Sonrasında eğitimi yapmanın ferahlığını yaşıyoruz. Fakat yılsonunda sonuçlara baktığımızda bambaşka bir tabloyla yüzleşmek durumunda kalıyoruz. Ve tüm bu sürecin kendisinin başından beri hatalı olduğunu unutarak suçu yine eğitime yüklüyoruz. Şunu baştan konuşalım. Eğitim sihirli bir iksir değildir. Eğitim alan personelin bir anda öğrendiklerini hayata geçirmesi mümkün değildir. Ayrıca sorunun çözümü eğitimle de ilgili olmayabilir. Belki de yapısal bir sorun...

Eli Kırbaçlı Eğitim Birimleri

Yılını, dönemini pek hatırlamadığım ama bir sahnesiyle aklımdan çıkmayan bir Türk Filmi var. Öksüzler filminde Sezercik dünyanın gelmiş geçmiş en antipatik insanı Şişko Nuri'nin Sezerciğin sıpası Fıstık ile ilgili dizginlenemeyen fantezilerini anlattığı sahneyi hiç unutamam. Ben de Dünya üzerinde bu filmi izlemiş diğer tüm insanlar gibi kırbaçlı şişko Nuri’den nefret etmiştim. http://www.youtube.com/watch?v=ph6iaMKDzKw Geçenlerde Youtube’da Arif’in Manchester’a attığı golü ararken :) bir anda filmin o sahnesi karşıma geliverdi. Aniden karşıma çıkan sahne beni bambaşka bir düşünceye savuruverdi. İğreti bir yüz ifadesiyle izlediğim sahnenin çokça da farklı olmayan şekillerinin şirketlerde çalışanlara yaşatıldığını hatırladım. Evet! Gerçekten de şirketler- en azından önemli bir kısmı- çalışanlarını eğitim konusunda bu anlayışla yetiştirmeye, geliştirmeye ve eğitmeye çalışıyorlar. Çalışanları zorla eğitime girmeye teşvik(!) etme noktasında İK’cılara da önemli görevler düşüyo...

Bir Ben Eksiktim

Bir Ben Eksiktim   ·          İş hayatına hemen hemen yeni başlamış biri olarak İK alanında yeni bir şeyler söyleyebilir miyim? ·          Piyasada bunca aksakallı varken senin gibi bir çömeze de ne oluyormuş? Otur oturduğun yerde! ·          Ama ben yazamam ki! Beceremem bu işleri. ·          İçim kıpır kıpır, söyleyecek çok şeyim var.  Ama nasıl yapsam acaba? İnsan bir şeye niyetlenmesin. Hemen konforunu bozacak tüm durumlara karşı ister istemez savunmaya geçiyor hatta saldırıyor. Kişisel gelişim kitaplarında bolca gördüğüm atalet durumu bu olsa gerek. Bir şeyi yapmayı istiyor, nasıl yapacağınızı biliyor, yaptığınız zaman ne gibi sonuçlar oluşacağını öngörüyorsunuz ama yine de yapmıyorsunuz. İşte bu güne kadar benim yaptığım da tam olarak buydu: Kocaman bir atalet çukurunun içinde debelenip durmak. ...