Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Koçlukla Tanışma Hikayem

Yıl: 2009 Yılı Bahar Dönemi Yer: Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Ders: İletişim Bölümü Profesyonel Koçluk Sınıfı Sanıyorum Koçluk kavramını, bir öğrenim yarıyılı boyunca, yükseköğrenimde okutulduğu ilk veya ilklerden olan " Profesyonel Koçluk" eğitiminde tanıdım. Dersin hocası “Mazeret Yok” seminer-eğitimleriyle tanınan danışman-eğitmen Şaban Kızıldağ ’dı. İtiraf etmeliyim ki ilk başta koç denen kavrama tam olarak anlam verememiş ve ne işe yaradığını kestirememiştim. Daha sonrasında ders ilerledikçe ve uygulamaların sayısı arttıkça koçluğun ne işe yaradığını kavramaya başlamıştım. Hatta o dönemde fakülteden arkadaşlarla birlikte profesyonel koçluk hakkında bir seminer bile düzenlemiş, dönemin ICF Türkiye başkan ve başkan yardımcılarını(Esra Aksüyek, Sami Mertgun Bugay) üniversitemizde ağırlamıştık (bknz) .  Açıkçası o dönemler bir meslek olmayan ve bugün gibi 2009 yılında da koçlukla ilgili olan algı, mezuniyet sonrası kariyer arayışları, askerli...

3. Koçluk Konferansı

Merhaba, Yepyeni, heyecan veren ve beni mutlu eden bir çok projenin içinde olmam sebebiyle epey zamandır bloğuma yazamıyordum. Çok yoğunum demek istemiyorum ama bir miktar işlerimi önceliklendirmem gerekti. Tüm bu heyecan verici işler arasında kısa bir mola yakalama şansına sahip olunca hemen bu vakti değerlendirmek ve birikenleri, paylaşmak için can attıklarımı yazmaya başlamalıyım dedim. İlk olarak sizleri bir konferanstan haberdar etmek istiyorum:  III.ULUSAL KOÇLUK KONFERANSI. 2013 yılından itibaren Türkiye’de de bir meslek olarak kabul edilen koçlukla ilgili 2 yıldır düzenlenen konferans, bu yıl üçüncüsüyle yine karşımızda olacak. Bu seneki teması  “İŞ DÜNYASINDA KOÇLUK” olan konferansı Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği (ICF Türkiye) düzenliyor. 9 Nisan 2014 tarihinde gerçekleşecek konferansın konuşmacıları ise aşağıdaki gibi. Tim Bright Başkan Yardımcısı, Avrupa Koçluk ve Mentorluk Konseyi, (EMCC) Türkiye Çağlar Çabuk Başkan, Koçluk Platf...

Eğitimlerde “İstek” Uyandırmalısın!..

Lafı fazla uzatmayacağım. İsteği yoksa katılımcının, hiçbir şey öğretemezsin ona… İstediğin öğretim tekniğini kullan; uzaktan eğitimi kullan, oyunlaştırmayı, yüzyüze eğitimi, mobil öğrenmeyi… İstek olmayınca çözemeyeceksin katılımcının öğrenme ihtiyacını. Bunu baştan kabul et. İstek uyandırmak istiyorsan katılımcılarında, sana iştah kabartıcı tatlılar, tuzlular gerekecek… Belki biraz yorulacaksın ama sonuç yorulduğuna değecek. Evvela, yetişkin katılımcına verdiğin eğitimin ne işe yaradığını söyleyeceksin. Söyleyeceksin ki öğrendikten sonra hayatında ne değişeceğini görsün. Sonra, eğitimle ilgili amaçlarını sıralayacaksın ki, ders bittiğinde neyden, hangi konudan sorumlu olduğunu bilsin. Güzel başlayacaksın eğitime. Buzlar varsa kıracaksın birer birer. Motive etmek senin en önemli vazifen olacak. Nabızlarını tutacaksın onların. Geri bildirim senin en büyük silahın… Dümdüz anlatmayacaksın. Renk katacaksın. Soru soracak, rehberlik edeceksin. Un...

Sen Büyüksün Turkcell Akademi

Turkcell 2006 yılından beri çalışanlarına eğitimler verdiği akademisini herkese açtı. Dünyanın teknoloji alanındaki en önemli üniversitesi olarak kabul edilen Massachusetts Institute of Technology (MIT) ile ortaklaşa yaklaşık 2 bin başlıkta e- eğitimler verecek. Bu haberi ilk gördüğümde üniversite yıllarımda Turkcell Akademi’yle olan hatıram bir anda canlandı. Turkcell Akademi’nin geldiği noktanın bu ülkede çalışan bir eğitim uzmanı olarak gurur duyulacak bir husus olduğunu ifade etmeliyim. Dünya çapında bir iş çıkartan Turkcell Akademi’yi kutluyor ve kendileriyle olan hatıramı sizinle paylaşmak istiyorum. Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir. 2009 yılı Haziran ayıydı. Üniversite son sınıf bitirme çalışmam için değerli dostum Mustafa Aydın’la (NT Kitap Kırtasiye Eğitim ve Geliştirme Yöneticisi)Türkiye’nin en önemli firmalarını dolaşıyorduk. Bitirme çalışmamın konusu “Türkiye’deki Şirket Akademileri” hakkındaydı.  Bu çalışmayla, ülkemizde adı şirket akademisi o...

TEGEP Atölye Ocak Buluşması: Kişisel Gelişim Eğitimleri Ne Kadar Kişisel?

TEGEP atölye çalışmalarına devam ediyor. 30 Ocak’ta gerçekleşecek atölye çalışmasında kişisel gelişim eğitimleri irdelenecek. Şahsen de ilgimi çeken atölyeyle ilgili geniş açıklamayı aşağıda bulabilirsiniz.  Yıldız Holding Horizon Gıda – Satış Eğitim Müdürlüğü görevinini yürüten Sayın Erkan Dündar'ın panel yöneticiliğinde gerçekleşecek etkinliğe gitmenizi tavsiye ederim. Şirketler yıllardır iş hayatındaki davranışsal konuları çözmek için çalışanlarına kişisel  gelişim eğitimleri sağlıyor. Bu eğitimler sonucunda katılımcıların elbette bir takım kazanımları oluyor. Fakat; Çalışanların gelişimi ve başarısında bu eğitimlerin katkısı nedir ve bu kazanımlar işe ne kadar dönüşüyor?  İnsanların farklı perspektiflere taşınması ve tutum değişikliği için Powerpoint sunumlar’ın ötesinde neler var? Çalışanlar, tutum ve davranışlarındaki engelleri aşmakta kişisel gelişim eğitimlerinden ne kadar yarar sağlıyor?  Kişisel gelişim eğitim konuları iş ...

Glossophobiası* Olmayan İç Eğiticiler İstiyoruz!..

*Topluluk önünde konuşma korkusu Hiç unutmuyorum. Üniversitede İngilizce hazırlık sınıfındaydım. Speaking dersi hocası bizlerden bir konuyu araştırmamızı ve o konuyla ilgili de sınıfta yarım saatlik bir sunum yapmamızı istemişti. Dersin hocası daha konuyu açıklarken ben çoktan “sunum yapacaksınız” kısmına takılı kalmıştım. Sunumun yapılacağı tarihe 2 hafta olmasına rağmen benim kalp atışlarımın hızı fazlasıyla artmıştı. Çünkü sunum yapacağım anı gözümün önünde canlandırmaya başlamıştım. 2 haftalık hazırlık süreci çok çabuk bitmiş ve sunum tarihi gelip çatmıştı. Nasıl sunum yapacağım, o kadar insanın karşısında nasıl konuşacağım, ya hata yaparsam, komik duruma düşersem gibi korkularla yeterince konuma hazırlanamamıştım. Ve sunum günü… Sanıyorum bu kısmı anlatmaya pek gerek yok. Tam bir faciaydı. Nefesim kesilmiş, sesim titremekten bir hal olmuş, kalbim yerinden fırlamış ve gözüm kararmıştı. Kısacası tam bir faciaydı. Bu gibi sıkıntılı bir durumu eminim bu yazı...

Eğitim Obezi Şirketler

“ Eğitimlerdeki Zombiler ve Onlarla Başa Çıkma Yolları ” isimli yazımı Linkedin’de paylaştığımda bir hanımefendi şöyle bir anısını paylaşmıştı. Kendisi eğitim vermek için bir ilaç firmasına gitmiş ve oradaki yöneticilerden birinin ”ben bu firmada 600 küsur eğitime gittim ve hiçbir işime yaramadı” gibi bir tepkiyle karşılamıştı. Yöneticinin 600 eğitimi nasıl aldığını bilemiyorum ama yine de içerisinde bir takım doğruları bulunduran bir yakarış olduğunu ifade etmeliyim. Gerçekten de o yöneticinin 600 eğitime ihtiyacı var mıydı? Eğer vardıysa şuan o eğitimlerde kazandığı bilgi, beceri ve tutumları neden kullanmıyor, kullanamıyor? Sanıyorum bu soruların cevabı şu olmalı: Eğitim Obezliği. Eğitim obezliğini anlatmadan önce obez ne demektir öncelikle buna bakmak istiyorum. Türk Dil Kurumu obezi aşırı şişman olarak tanımlıyor. Bir nevi bünyenin ihtiyacından fazla gıda tüketilmesi sonucu oluşan durum da diyebiliriz. Obezite bireylerin ve devletlerin başına ciddi bir bela artık. Ciddi ...